WAKİNG LOVE UP
Waking Love Up, 40 bölümlük çok romantik, komedi, biraz da dram konulu
tayvan dizisidir. Anlamı "Uyanan Aşk" ya da "Aşka uyanış" demek. Burada,
baş karakterlerimizin aşkına atıfta bulunuyor. Genelde, tayvan dizileri
çok akıcı olmaz ama ben bu diziyi hiç sıkılmadan seyrettim. Nedeni,
konusundan mı, akıcılığından mı bilmem. Bu diziyi o kadar sevdim ki, en
sevdiğim tayvan dizilerine ekleyebilirim.
Konusu, kurbağanın prense değil, prensin kurbağaya dönüştüğü masalsı bir dizi. Karakterler:
Xiang Tian Qi, Hao Li Otelinin çok başarılı CEO'sudur. Küçükken
babasından yeteri kadar ilgi göremediği için, çok soğuk ve zeki biridir.
Yeri geldiğinde, korkutucu ve acımasızdır ama böyle göründüğüne
bakmayın. Kalbinin derinliklerinde, sıcacık biri vardır.
En büyük isteği babasından bir övgü almaktır. Bu çocuk, başta pek benim
tipim değildi. Bu yüzden, diziye önyargı ile başladım ama diziyi
seyrederken, çekici gelmeye başladı. Bakışları yüzünden, vuruldum
resmen. Karakterinden söz etmiyorum bile. Mükemmeldi.
Liu Xiao Bei, eğlenceli, hayalperest, saf ve masum bir kızdır. En nefret
ettiğim yönü, çok kolay etkilenmesi. Başta sürekli başka erkeklerden
etkilenmesinden nefret etmiştim ama kolay etkilenen biri olmasının
yanında oldukça sadık bir kızdır.
Sıcak insanların olduğu Tao Li köyünde yaşayan fakir bir kızdır. En
büyük hayali, tıpkı masallardaki gibi bir prenses olmaktır ve bir
prensle evlenmektir. Külkedisi misali.
Ji Ru Feng ya da diğer adıyla Eric. Ru Feng, ünlü biridir. Neşeli ve
eğlencelidir. Bütün kızların prensidir. Aynı zamanda, Tian Qi'nin
çocukluk arkadaşıdır. Genç yaşta çok sevdiği ailesini kaybeden Ru
Feng'e, Tian Qi'nin ailesi bakmıştır. Onun için hayatının aşkı, Mu Zhi
Qing'tir.
Küçüklüğünden beri, Zhi Qing'e aşık olan Ru Feng'in en büyük isteği, Zhi
Qing'in mutlu olmasıdır ve bunun için herşeyi yapmaya hazırdır. Bu
çocuğun en çok üzüldüğüm ve hayran olduğum yanı, aşkıydı. Gözleri
yaşartacak bir aşk. Dikkatim sadece Tian Qi'de olmasa, muhtemelen Ru
Feng için çok ağlardım.
Mu Zhi Qing, dışardan soğuk ve sert gözükür ama içinde çok hassas,
kırılgan ve yumuşak kalpli biridir. Aynı zamanda, Tian Qi'nin çocukluk
arkadaşı ve nişanlısıdır. Onun için Tian Qi, onu koruyup kollayan bir
şövalyedir.
En büyük isteği şövalyesi Tian Qi ile evlenmektir ama Zhi Qing'in
yıllardır bilmediği başka bir gerçek ise, gerçek şövalyesinin çocukluk
arkadaşı Ru Feng olduğudur. Diziyi seyreden bir çok kişinin farkettiği
gibi, bu kız gerçekten ne istediğini bilmiyor.
Gördüğünüz gibi, burada bir aşk dörtgeni var. Dizide en nefret ettiğim
şeyler; Tian Qi ve Zhi Qing'in yakınlaşması. Özellikle de, Xiao Bei ve
Ru Feng'in yakınlaşmaları. İnsan aşık olmadığına, niye bu kadar
yakınlaşır ki? Baş karakterlerin gereğinden fazla yakınlaşmaları ve
gereksiz inatları. Hatta, bazen o kadar saçma kararlar veriyorlar ki,
karakterden soğuyorsun. Bir de, bir ara şu sınıf farkı olayı, çok saçma
ama bunun dışında çok romantik ve mükemmel bir diziydi.
Söylemeden edemeyeceğim en sevdiğim bölüm, 15. bölümdü. Başını seyretmeden bu bölümün güzelliğini anlayamazsınız zaten.
Dizi, Tao Li köyünü yıkmak istediği bir zamanda saldırıya uğrayıp,
hafızasını kaybeden Tian Qi'nin, Tao Li köyünde "Liu Xiao Yu" olarak,
yaşamasıyla başlıyor.
Daha önce kötü bir şekilde tanıştığı Tian Qi ile anlaşamayan Xiao Bei,
hafızasını kaybettiğinde, mecbur ona yardım eder. Tao Li köyünde yaşayan
Xiao Yu, oranın insanlarına köyü kurtarmada yardım eder. (Bilmediği bir
başka şey ise, bu yardımın ona ilerde aynı şekilde döneceğidir.)
En büyük hayali prenses olup, bir prensle evlenmek olan Xiao Bei,
hafızasını kaybetmiş ve kim olduğunu bilmediği ama sıcak kalpli Xiao Yu
ile birbirlerine aşık olurlar. Kurbağa burada Xiao Yu, oluyor :D. Neden
böyle söylendiyse hafızası kayıpken bile, ayrı bir yakışıklı. Bir de,
kızımız bilse, aşık olduğunun prens olduğunu. Tian Qi ve Xiao Bei,
birlikte gerçek sevgiyi, gerçek mutluluğu ve gerçek aşkı öğrenirler.

Dizi, bu dörtlünün aşkını anlatıyor işte. Çok romantik ve eğlenceli bir
dizi. Tabi, arada dram da katmışlar. Bazen gözlerim doldu ama
mükemmeldi. Başta büyük beklentilerim yoktu ama sonunda anladım
seyrettiğime kesinlikle değdiğine. Müziklerinden bahsetmiyorum bile.
Açılış müziğinde, çok spoiler var. Bu yüzden, ben dizinin sonlarına
kadar, açılış müziğini 2. kez seyretmedim. Dizinin bütün müzikleri
güzeldi. Dizi o kadar güzeldi ki, bittiğinde, bir "oh" çektim.
Rahatladım resmen, içim huzurla doldu :) . Aynı zamanda, dizi hayatta
yapılan iyiliklerin hiç unutulmayacağını ve bir gün size geri döneceğini
hatırlattı. Ben herkese, özellikle de tayvan dizisi sevenlere bu diziyi
kesinlikle tavsiye ediyorum.
"Bir prensin kurbağaya dönüşümü hikayesi"
Dinlediğiniz için teşekkürler. İnşallah anlatımımı beğenmişsinizdir. İyi seyirler...:)))
RİBA Aİ